Khaled Hosseini / Ve Dağlar Yankılandı

    

kitap yorumu, rapunzelin kulesinden
                                              Ve Dağlar Yankılandı

Yazar - Khaled Hosseini
Orjinal Adı - And Mountains Echoed
Yayınevi - Everest Yayınları
Çevirmen - Püren Özgören
Sayfa Sayısı - 424


TANITIM 
Gece vakti, çölü bir el arabasını çekerek geçen bir baba. Arabanın içinde annesiz iki çocuk; iki kardeş; biri kız, biri erkek. Küçük Peri için ağabeyi Abdullah, ağabeyden çok öte. On yaşındaki Abdullah’a sorsanız Peri, her şey demek. Köylerinden Kâbil’e varmak için çıktıkları yolculuğun sonunda aileyi yürek parçalayıcı bir son bekliyor. Fakat aslında bu bir son değil... Kardeşlerin başlarına gelenler -yakın ya da uzak- ilişki kurdukları tüm insanların hayatlarında nesiller boyu yankılanacak...
Hayat farklı aileleri sevgi ve fedakârlık, ihanet ve sadakat gibi ortak duygularla sınarken, karakterlerin başlarına gelenler ve yaptıkları seçimler, kitabın her biri ayrı bir renk ve lezzet taşıyan katmanlarını oluşturuyor. Afganistan’ın küçük bir köyünde doğan ve okuru Kâbil’den Paris’e, San Francisco’dan Tinos adasına taşıyan bu öykü, her sayfada renklenip güçleniyor.

Ve Dağlar Yankılandı, bizi biz yapan değerler üzerine düşündüren, ustalıkla yazıldığını her bölümde yeniden kanıtlayan, büyüleyici bir roman. Uçurtma Avcısı ve Bin Muhteşem Güneş ile dünya çapında sevilen bir yazar olan Khaled Hosseini’nin yazarlığında bir dönüm noktası. 
                                         


                                                      YORUMUM

Eveet, elimde sürüne sürüne "Ve Dağlar Yankılandı"yı da okunanlar listeme ekleyebildim sonunda! Yazarın okuduğum ikinci kitabı oldu bu, ilk olarak Uçurtma Avcısını okumuştum ve çok, çok etkilenmiştim. Belki de bu nedenle beklentilerim yüksek olduğundan kocaman bir hayal kırıklığı yaşadım.

Öncelikle kitapla ilgili söyleyebileceğim ilk kelime kesinlikle KARMAŞIK!


Hikaye, Peri ve Abdullah'ın üvey anneleri Pervane'nin abisi Nebi'nin, geçmişte Pervane ve sakat ikiz kardeşine bakabilmek için, aslında biraz da kaçmak için Afganistan'da varlıklı bir adamın yanında işe girmesiyle başlıyor ve daha sonra bu adamın, Afganistan kültürüne uyum sağlayamamış, asi, başına buyruk güzel bir kadın olan Nila'yla evlenmesi, onların mutsuz evlilikleri, Nebi'nin bu kadına aşık olması ve devamında yaşananlar olarak devam ediyor. Ayrıca kitapta Nila'nın hikayesine de geniş bir yer verilmiş.


Kitap aslında Afganistan'ın küçük bir köyü Şadbağ'da (hayali bir köy) yaşayan Peri ve Abdullah'ın hikayeleri olarak görünse de tam olarak öyle değil, çünkü kitapta çok fazla karakter var ve yazarımız karakterleri kısaca tanıtmak yerine uzun uzun karakter detaylarına girmiş (bir çoğuda gereksiz olarak) ve tek bir hikaye değil, "hikayeler bütünü" çıkmış ortaya. Tam kendinizi olayların akışına kaptırmış, karaktere ısınmaya başlamışken hoop! yazarımız orada kesip bambaşka bir hikayeye geçiş yapmış. Bu yüzden geri çekilip hikayeye geniş bir pencereden bakıp genel bir yorum yapabilmek mümkün değil. Aslında ilk başta bu durum hoşuma gittiyse de bir yerden sonra her şey o kadar karıştı ki kimi, neyi okuduğumu bilemedim ve sürekli geri dönüp hatırlamak zorunda kaldım.

Kitabın sonuyla ilgili söyleyebileceğim tek şey ise ACIMASIZCA! 

Kitabın tamamında hakim olan yoğun dramdan sonra doğal olarak sevimli, mutlu bir son bekliyor insan. Tamam bu kadar işkence ettin okuyucuya madem, bari sonunda istediğini ver dimi? Yook! Yazarımız onuda yapmamış okuyucuları kocaman soru işaretleriyle baş başa bırakmış.

Yine de bütün olumsuz yönlerine rağmen kitapta sürprizlerde yok değil. Ayrıca yazarımız yine ustalıkla duyguları okuyucuya aktarmayı başarmış. Özellikle kitapta Thalia'nın hikayesinden çok etkilendim ve onun acılarını, dile getirilmemiş duygularını yüreğimde hissettim. Bu kitap tamamen Thalia'yla ilgili olsaydı muhtelemen bayıla bayıla okurdum.


Kısacası Khaled Hosseini bu kitabıyla benden geçer not alamadı maalesef. Yazarla arama biraz mesafe koyduktan sonra Bin Muhteşem Güneş'i de okumayı düşünüyorum. Eğer hala okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız okuyun ancak beklentinizi yüksek tutmayın derim ben.


                                                                              PUANIM

rapunzelin kulesinden



Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

4 yorum:

  1. Yazarın 3 kitabını da okudum ve en iyisinin Bin Muhteşem Güneş olduğunu düşünüyorum. İsmi gibi muhteşem bir kitap. Mutlaka okumalısın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bin Muhteşem Güneş'ten umutluyum bende. Mutlaka okuyacağım, teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Yazarın üç kitabını da okudum. Uçurtma Avcısı, Bin Muhteşem Güneş, Ve Dağlar Yankılandı sırasıyla okunduğunda son kitap o kadar da karışık gelmiyor aslında. Yalnızca odaklanılması gereken bir kitap bana göre. Afganistan'daki o kadar acıdan sonra kitap iyi bile bitmiş diyebilirim. Çok severek okumuştum üç kitabı da. Yazmak istedim. Bloguna bir film sonrası bilgi ararken rastladım, sevdim. İyi çalışmalar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, hoş geldin :) Khaled Hosseini kitaplarını ben de seviyorum, hikayeleri gerçekten çok çarpıcı oluyor. Ve Dağlar Yankılandı'yı da beğenmiştim ancak dediğim gibi bana biraz karmaşık geldi. Belki de zamanlamam yanlıştı bilmiyorum. Yine de her hikayesi o kadar güzeldi ki hepsi hakkında bir kitap yazsa yeridir. Hatırlatman ne iyi oldu belki de yine bir Khaled Hosseini okuma zamanı gelmiştir. Her zaman beklerim, çok teşekkürler^^

      Sil