Franz Kafka - Dönüşüm




Franz Kafka'nın 1915'te yayımlanan Dönüşüm adlı öyküsü, yazarın, anlatım sanatının doruğuna ulaştığı bir eseridir. Küçük burjuva çevrelerindeki yozlaşmış aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu uzun öykü, aynı zamanda toplumun dayattığı, işlevini çoktan yitirmiş kalıplara bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı bir biçimde dile getirir.

Kitabın Değişim olarak bilinen adının gerçekte Dönüşüm olduğu, ifadesini Ahmet Cemal'in açıklamasında bulur: "Gregor Samsa'nın bir sabah kendini yatağında bir böcek olarak bulması, salt bir değişim değil fakat 'başkalaşım'dır O, insanlığını koruyarak bazı değişiklikler geçirmemiştir; artık farklı bir canlı türü olmuştur."

Bu açıklama, Kafka'nın eserini tanımlarken kullandığı ifadeyle de örtüşür: "Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var... Hayvana geri dönülüyor. Böylesi, insanca yaşamaktan çok daha kolay."



Yeniden merhabalaar! 
Nasılsınız, tatil moduna girebildiniz mi? Ben daha okul modundan bile çıkamadım. Millet okuma listeleri yapadursun ben kaldığım 2 dersten dolayı 10 gündür sürünüyorum buralarda.. Tabii çalışıyor musun bari derseniz? I-ıh, onun yerine gördüğünüz gibi okumayı tercih ediyorum :)

Bugün uzun zamandır okumak istediğim ve her zaman olduğu gibi sebepsiz yere okumayı reddettiğim Franz Kafka'nın meşhur Dönüşüm'ünden bahsedeğiz. Aslında eser bu kadar tanınan, sevilen bir eser olunca, hani bırakın incelemeyi yorum dahi yapmaya çekiniyorum biraz, eksik ya da yanlış bir şeyler söyler miyim diye.

Kitabı alma serüvenim şöyle: Kitap kurtları olarak bence yaşadığımız en büyük sorun; her gün gördüğümüz, duyduğumuz, bize tavsiye edilen veya yeni çıkan o kadar fazla kitap var ki bir liste yapsak bile bunun önüne geçemiyoruz ve alışveriş zamanı geldiği zaman neyi alacağımızı şaşırıp bir çoğunu da unutuyoruz. Yani benim için genellikle böyle oluyor. O sebeple okumayı istediğim bir çok kitaba asla sıra gelmiyor. Muhtemelen yakın bir zamanda arkadaşım Dönüşüm'ü bitirip hikayenin gidişatı ve sonu hakkında bana bazı bilgiler aktarıp çokta etkilenmediğini belirtmeseydi. Ben de alıp başlamazdım diye düşünüyorum. Bir de hani şöyle bir psikoloji vardır ya bir şeyi o kadar çok kişiden duyarsınız ki artık o şey hakkında hiç bir şey bilmeseniz bile, sanki çok fazla şey biliyormuşsunuz gibi gelir. Benim içinde Franz Kafka dolayısıyla Dönüşüm böyleydi işte. Kitap hakkında tek bildiğim şey başkarakterinin bir böceğe dönüştüğü yazarı hakkında tek bildiğim de ismiydi. Ama gelin görün ki bir yerde duyunca ya da görünce "Vayy, Kafka'mı okuyorsun?" "Çok güzel, değil mi?" ya da "Kesin oku bence" falan tarzındaydı yorumlarım istemsizce. Hani biri dönüp dese "Ee sen okudun mu?" kalacağım öyle.. Her neyse sonunda bende okudum ve bilinçli olarak bir kaç yorum yapabilirim artık diye düşünüyorum, hadi bakalım..

“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” 

Giriş cümlesi olarak, 102 sayfalık eserin en net özeti budur bence. Aslında bu konuyla ilgili olarak kitap boyunca niyeyse ailesinin ve çevresindeki bir kaç insanın tavrı daha doğrusu tavırsızlığı beni çok rahatsız etti. Çünkü bir insanı karşında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buluyorsun! Ben olsam arkama bakmadan çığlık çığlığa kaçıp giderdim herhalde. Hiç olmadı böyle bir şeyin nasıl olabileceğini sorgulardım.. Samsa'nın çevresindeki insanlar ise ondan tiksinmekle birlikte hemen olayı kabulleniyorlar. Diğer karakterlere göre bir nebze daha iyi niyetli olan kız kardeşi Grete ise bir süre Gregor'a acıyor; ona sevdiği yemekleri getiriyor, odasını temizliyor ancak bir süre sonra Samsa'nın durumunda düzelme olmaması ve aslında Gregor'a insan olduğu dönemde bile bir aile bireyi olarak değilde sadece "ailenin geçimini üstlenen birey" gözüyle bakıldığı ve artık sorumluluklarını yerine getirememesinden kaynaklanan sıkıntılardan sonra o da pes ediyor ve kurtulmaları gereken bir yaratık gözüyle bakıyor Samsa'ya.

Bu süreç içerisinde ise Gregor -ailesinin düşüncesinin aksine- olanları, konuşulanları anlıyor, bazı zamanlar ailesiyle iletişime bile geçmeye çalışıyor ancak babası tarafından sert bir şekilde engelleniyor. Onun yaşadığı kapana kısılmışlık ve çaresizlik hissini çok iyi yansıtmış diye düşünüyorum yazar.

Kitabı okurken bir çok yerde Franz Kafka acaba bunu ne düşünerek yazdı diye aklımdan geçirmiştim, neyse ki -Can yayınları sağolsun- kitabın son sözünde biraz olsun merakımı giderecek güzel bir derleme vardı ve bende cevabımı Kafka'nın Gustav Janouch'la yaptığı konuşmasından almış oldum. 

"(...) Ona Garnett'in kitabının Dönüşüm'ün yöntemini kopya ettiğini söylediğimde, dudaklarında yorgun bir gülümseme belirdi ve kabul etmediğini belirten küçük bir el hareketiyle, şöyle dedi: "Hayır! Yöntemi benden almadı. Bu yöntemin kaynağı, içinde yaşadığımız zaman. İkimizde zamandan kopya ettik. Hayvan bize insandan daha yakın. Parmaklık, burada. Hayvanla yakınlık kurmak, insanlarla kurmaktan daha kolay."
...
"Herkes, beraberinde taşıdığı bir parmaklığın ardında yaşıyor. Şimdi hayvanlarla ilgili bunca şey yazılmasının nedeni de bu. Özgür ve doğal bir yaşama duyulan özlemin ifadesi. Oysa insanlar için doğal yaşam, insanca yaşamdır. Ama bunu anlamıyorlar. Anlamak istemiyorlar. İnsan gibi yaşamak çok güç, o nedenle hiç olmazsa kurgusal düzeyde bundan kurtulma isteği var."

Vikipedi'den alınmıştır:
Kitabın Türkçe çevirisinde "Ungeziefer" kelimesi "Böcek" olarak çevrilmiştir, ancak bu tam olarak anlamı karşılamaz. Orta Almanya'da Ungeziefer'ın kelime anlamı "kurban edilmeye uygun olmayan kirli hayvan"dır ve bazen "haşere" anlamında kullanılır. Kafka, Gregor'u belirli bir şey olarak etiketlemek istememiş, sadece Gregor'un dönüşümünden duyduğu tiksintiyi göstermek istemiştir.
Kafka'nın yayımevine 25 Ekim 1915'te gönderdiği ve ilk baskının kapak resmi ile ilgili sıkıntılarını anlattığı mektupta "Böcek" (Insekt) kelimesini kullanmış ve "Kapakta böcek olmasın. Uzaktan bile görülmesin" der. Bu Kafka'nın Gregor'un dönüştüğü yaratık hakkında belirgin bilgi vermeme isteğini gösterirken; çevirmenlerin "Böcek" kelimesini kullanmasına neden olmuştur.
"Ungeziefer" bazen "hamamböceği", "bokböceği", "kınkanatlı böcek" ya da daha belirli şekilde çevrilmiştir. "Bokböceği" (Mistkäfer) öykünün sonunda temizlikçi tarafından kullanmıştır ancak anlatan kendini böyle betimlememiştir. "Ungeziefer" Samsa ve çevresi arasındaki ayrılığı simgeler; temiz değildir ve bu yüzden dışlanmalıdır.


Dönüşüm hakkında yapılmış o kadar çok çalışma ve eleştiri var ki, hepsinden burada bahsedebilmem mümkün değil. Bir kez daha anladım ki okumak bir yana, okuduğumuz kitap ve yazarı hakkında araştırma yapmak eserin öneminin ve mesajının anlaşılması açısından çok daha mühim. Her okuduğum inceleme sonrası biraz daha içime işledi Dönüşüm.. Eğer sizde okuduysanız lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın..

Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

13 yorum:

  1. Dönüşüm okurken cidden neyi düşünerek yazmış acaba diye sorgulamaktan kendimi alamamıştım. Sana katılmadan edemeyeceğim. Kitabı anlamak biraz da yazarı ve onun kitapla olan ilgisini bilmekten geçiyor. Herkesin okuması gereken bir kitap Dönüşüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Benim gibi düşünmene çok sevindim :)

      Sil
  2. Ben de geçtiğimiz sonbahar okumuştum kitabı ve incelemesini yazmamamıştım. Kitabı tam olarak anladığımı düşünmüyorum ben ya bir şeyler eksik kalmış gibi geldi. Çünkü anlamlandıramadığım çok fazla sembol, imgeleme vardı kitapta. Kafka'nın yakınlarda bir hikaye derlemesini aldım, aynı şeyi onda da yaşadım. Yazarın üslubundan kaynaklanan bir şey olabilir bu benim durumum, kendimi biraz alıştırmam gerekiyor sanırım... Bahsettiğin böceğe dönüşme olayına kimsenin tepki vermemesi benim de dikkatimi çekmişti. Bence o böceğe dönüşme olayı tümden bir metafor olabilir, öyle düşünüyorum. Yine de dediğim gibi hazmedemediğim, bir kez daha sağlam kafayla okumam gerektiğine inandığım bir kitap Dönüşüm.. :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle... Ya aslında Franz Kafka'nın söyledikleri doğrultusunda bunun bir imge olduğunu anlayabiliyoruz. Sonuçta kapak resminde böceğin kullanılmamasını ve uzaktan bile görünmemesini istemesi belki de hikayenin "böceğe dönüşme" şeklinde basite indirgenmesi ve anlatmak istediğinin anlaşılamayacağı düşüncesi... Bazı incelemelerde Franz Kafka'nın sıkıntılı "baba" figürünün ve "kendini böcek gibi hissetmek" duygusunun bizzat kendi yaşamından alındığını düşünüyorlar... Tabii ki bende eseri hakkıyla anlayıp yorumlayabildiğimi düşünmüyorum ama en azından beni araştırma yapmaya ve düşünmeye yönlendirmesi sebebiyle bana bir şeyler kattığını inanıyorum. :)

      Sil
  3. Kitabı üniversite yıllarımda okumuştum ve çok beğenmiştim. Okunması gereken bir kitap. Siz de güzel tanıtmışsınız kitabı. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  4. Baş yapıttır, efsanedir, müthiş bir inşadır.
    orta öğrenim ve liselerde ders olarak incelenmeli bu kitap.

    YanıtlaSil
  5. Great post!!!
    Would you like to follow each other? let me know and I follow you back.
    Besos, desde España, Marcela♥

    YanıtlaSil
  6. Dönüşüm'ü üniversitedeyken okumuştum. Kitabın detaylarını hatırlamıyorum ama kitabı sevdiğimi hatırlıyorum. Kitabın ilk cümlesi unutulmaz zaten. Gelmiş geçmiş en etkileyici ilk cümlelerden biri. Ben Can Yayınları'nın kapağına bayılıyorum. Hatta bir ara blogumda "En iyi kitap kapakları"nı seçmiştim, Dönüşüm de o listedeydi. Kitabın adını yazarak bir böcek çizmek dahice bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle ve Can Yayınları kapağı müthiş cidden ama ilk zamanlar ne kadar boş baktıysam bir anlam ifade etmemişti bana kapağı ama kitabı bitirdikten sonra incelerken etkilenebildim anca :D

      Sil
  7. Geçen yıl üniversitede okumuştum, harika bir kitaptı. Güzellik ve kitap ağırlıklı kişisel blog sayfam var bir göz atarsanız çok mutlu olurum, sizi takip ediyorum :)

    aysenurtuter.blogspot.com

    YanıtlaSil