The Book of Ivy #2: Devrimin Kızı - Amy Engel






Tür - Distopya
Orjinal Adı - The Revolution of Ivy
Yayınevi - Yabancı
Çevirmen - Aslı Tümerkan
Sayfa Sayısı - 264

Ben Ivy Westfall. Kurucunun kızı. 
Nükleer bir savaş sonrası hayatta kalan az sayıdaki insandan biriydim. 16 yaşında kendimi bir güç savaşının ortasında buldum. Annemin katilinin oğluyla evlenmeye zorlandım. Görevim o kadar da zor değildi. Devrime öncülük edebilmem için kocamı öldürüp ailemin yönetimi ele geçirmesini sağlamalıydım, o kadar… 
Ben Ivy Westfall. Artık sistemin kurbanı değilim. Görevim artık eskisinden daha zor. İnandığım şeyler uğruna, her şeyimi kaybetme pahasına savaşacağım… 
İsmim Ivy Westfall. Ben Devrimin Kızı'yım. 

YORUMUM

Herkese yeniden merhaba. Yaklaşık 1 senedir beklediğim Devrimin Kızı az önce bitti. (Aslında akşam bitti) Benim için şaşırtıcı olan yanı serininde bitmiş olması. Cidden bu muydu yani? 2 kitap mı sadece? Sizi bilmem ama distopya deyince benim aklıma en az 3 kitaptan oluşan bir seri geliyor. Hayır ben okumaya başlamadan önce kitabın son kitap olduğunu da bilmiyordum. Bilsem yavaş yavaş, sindirerek okurdum en azından dimi? Off sevdiğim seriler bitince hüzünleniyorum ya. Kitabın sonlarına doğru serinin biteceğini anladığımda eminim, tam olarak şöyle görünüyordum:

Her neyse, artık yapacak bir şey yok. Şimdi diyeceksiniz ki "ee, final kitabına yakışır bir kitap mıydı bari?" Kitap kesinlikle kötü değildi. Zaten hikaye kötü bile olsa yazarın muhteşem akıcı bir dili var, okutturuyor size yani. Yoksa bir kitabı kolay kolay aynı gün de bitirmem ben. Ama eleştirebileceğim yönleri de yok değil tabii ki. En başta, tamam ilk kitaba göre temposu daha yüksekti, aksiyon vardı ama benim bu tür kitaplardan beklediğim isyanı, baş kaldırıyı barındırmıyordu kitap. Çünkü ortada yanlış bir sistem var. Bu sistemin kurbanı olan insanlar var. Ve bir kaç tane de gözü kara kahramanımız var değil mi? İnsan doğal olarak bekliyor bir şeyler yani. Lafı çok uzatmak istemiyorum ama ben şöyle dişe diş, kana kan bir mücadele görmek isterdim doğrusu.

İlk kitabı okumayanlar için spoiler uyarısı!

Şimdi okuduysanız biliyorsunuz ki Ivy ilk kitabın sonunda Bishop için büyük bir fedakarlık yapıyor ve topluluktan dışlanmak suretiyle cezalandırılıyor. Tamam diyorsunuz bu kız gitti, hayatta yapamaz tek başına. -en azından ben öyle düşündüm- Peki daha sonra ne yapıyor bu kız? Nasıl hayatta kalıyor?

Şöyle; İkinci kitap hiç kesintiye uğramadan, kaldığı yerden devam ediyor ve Ivy, -tabii ki- daha kitabın başlarında bir çakal tarafından saldırıya uğruyor ve sonra Westfall'dan dışarı atılan Mark(hatırlayamadım) tarafından NEREDEYSE öldürüyor. Ivy Mark'ı yaralayıp kaçmayı başarıyor ancak her şey yeni başlıyor onun için tabii ki. Kırgın, üzgün ve yaralı olarak tek başına ilerlemeye çalışıyor ve sonunda küçük bir kasabaya varıp tam umutlandığı anda terk edilmiş bir yerde, tek başına olduğunu fark ediyor. Ivy tam pes etmiş ve ölmek üzereyken Caleb ve Ash adında iki genç tarafından kurtarılıyor ve dışarıda kalan insanlardan oluşan bir kampa götürülüyor. İyileşiyor, avlanmayı öğreniyor, daha sert birine dönüşüyor ancak onun için hala bir şeyler eksik. Bishop!

Vee tabii ki daha sonrasında Bishop... 

Tamam tamam, daha fazla spoiler yok. Size de bir şeyler bıraktım :)

Spoiler sonu

Yani sonuç olarak: Seri aslında tam olarak distopya sayılmaz. Daha dar bir çevrede oluşturulmuş ve temelinde "iki düşman aile arasında ki çatışma" vardı. İkinci kitabı bitirince neden böyle olduğunu daha iyi anlayacaksınız. Yani aslında yazar alışılmış distopya tanımını kırmaya mı çalışmış yoksa bu eksiklikler acemiliğinden mi kaynaklanıyordu bilemiyorum ama her şeye rağmen kısa, akıcı ve çıtır çerez kıvamında bir seriydi. Başlar başlamaz bitireceksiniz emin olun. 


PUANIM

ALINTILAR

"Burada artık benim olmayan şeylerin özlemini çekmek, sadece mahvoluşuma sebep olacak bir zayıflığa yol açardı."

"Onun için hissettiğim özlem fiziksel bir ağrı gibiydi, göğsümde sıkışmış bir zonklamaydı."

"Pes etmek mi, yoksa devam etmek mi istiyordum? Yaşamak mı, ölmek mi? Bir gün daha savaşmak mı, yoksa beyaz bayrak çekip suyun beni sürüklemesine izin vermek mi? Kendime bunun, bu soruyu soracağım son sefer olacağını söyledim. Cevap ne olursa olsun, bu son cevap olacaktı."

''Ama sevgi budur zaten, değil mi? Sırf biri seni hayal kırıklığına uğrattı diye onu sevmeyi bırakmazsın.''

"Artık daha sert olduğumu, daha dayanıklı hale geldiğimi sanıyordum. Ama hâlâ çok masumdum; bir parçam dünya mahvolduğunda gerçekten olanlara karşı burada, çitin dışarısında bile korunaklı kalmıştı."

"Bazı insanlar... bazı insanlar asla değişmez. Değişmeleri gerektiğinde bile."

"Elimdeki bıçak yüz elli kilo çekiyormuş gibi geliyordu, sanki şimdiden onu kullanmamın taşıyacağı anlamın ağırlığı üzerindeymiş gibi."



Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

5 yorum:

  1. Aklimdakileri yazmissin. Benim de beklentimin altinda kalmisti ne yazik ki. Bir de millet deli gibi agladim deyince pecetimi hazirlamistim ama ne yazik ki aglayamadim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi yalan yok. Yazar Ivy'nin duygularını o kadar güzel aktarmış ki, kitabın sonlarına doğru gözümden bir iki damla yaş süzülmüş olabilir :) Ama dediğin gibi, beklentiyi karşılayacak seviyede bir kitapta değildi.

      Sil
  2. Bu seriyi sırf Bishop için okuyacağım. O kadar övgüsünü duydum ki merak ediyorum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece Bishop için okuyacaksanız, kesinlikle hayal kırıklığına uğramazsınız :)

      Sil
  3. Benimde yorumladığım bu kitapta okurken galiba aynı tepkileri verdik :) benim de yorumu mu okumak isteyenleri bloguma beklerimmm :) http://hayaldkkn.blogspot.com/2015/11/kurucunun-kz-devrimin-kz.html

    YanıtlaSil