Magnus Chase ve Asgard Tanrıları: Yaz Kılıcı / Rick Riordan

        YAZ KILICI


Yazar - Rick Riordan
Tür - Çocuk ve Gençlik Kurgu
Orjinal Adı - The Sword of Summer
Yayınevi - Doğan Egmont
Çevirmen - Esen Gür
Sayfa Sayısı - 568

Magnus Chase'in başına o güne dek yeterince iş açılmıştı. İki yıl önce annesinin kendisine kaçmasını söylediği o korkunç geceden beri Boston'da sokaklarda yaşıyor, polisten ve sosyal hizmetlerden yalnızca kafasını kullanarak kurtuluyordu. Magnus bir gün peşine bir başkasının düştüğünü öğrendi: Annesinin kendisini tembihleyerek uzak durmasını söylediği dayısı Randolph. Ancak Magnus, dayısından kaçmak isterken onun avucunun içine düşüverdi. Randolph ise İskandinav tarihiyle ilgili bir şeyler geveleyip Magnus'a bir yerlerde doğuştan hak ettiği bir şey olduğunu söyledi: Binlerce yıldır kayıp olan bir silah. Randolph konuştukça eksik parçalar bir bir tamamlandı. Asgard tanrıları, kurtlar ve Kıyamet Günü hakkındaki efsaneler Magnus'un hafızasında yeniden şekillendi. Ancak fazla vakti yoktu, çünkü o an bir ateş devi Boston'a saldırmakta ve Magnus'a kendi güvenliği ile binlerce masum insanın yaşamı arasında bir seçim yapmaya zorlamaktaydı… Bazen yeni bir yaşama başlamanın tek yolu, ölmektir

    YORUMUM

Merhabalaar :) Bugün, her ne kadar bazı yerlerde kitabını okuyan yetişkinler "iyi de onlar çocuk kitapları" eleştirisine mağruz kalsa da -ne farkeder?- benim bütün eleştirilere rağmen, asla kitaplarını okumaktan vazgeçmeyeceğim Rick Riordan'ın yeni serisi Magnus Chase ve Asgard Tanrılarının ilk kitabı olan "Yaz Kılıcı"nı paylaşacağım sizinle.

Öncelikleee, karakterimizin adıyla ilgili kitabın başında öğrendiğim ve beni mutlu eden bir şeyi belirtmek istiyorum: "Magnus" ismi bir çoğumuzun bildiği, sevdiği ve ilk olarak Cassandra Clare'nin Ölümcül Oyuncaklar serisinde tanıdığımız büyücü Magnus Bane'den alınmış.  


Şimdi. 
Yunan tanrılarını artık geride bırakıyoruz çünkü yazarımızın yeni hedefi: İskandinav tanrıları!

Tabii ki bambaşka karakterler, bambaşka olaylar, hikayeler vs. tamam ama her şeye rağmen Rick Riordan, Percy Jackson'dan pek koparmıyor sevenlerini. Orada ki bir karakteri -adını söylemeyeceğiiim- bir kaç defa kitapta görüyoruz ve hatta başkarakterimizle bir bağlantısı bile var. Ayrıcaa, bir bölümde de başka bir karaktere gönderme yapıyor Rick Riordan. Hayır daha fazla spoiler yok.
Şimdi konusuna geçiyorum: Magnus Chase tabii ki bir yarı tanrı. Aslında yazın ve bereketin tanrısı olan Frey'in oğlu, ancak ölümlü dünyasında; Küçük yaştayken annesi öldürülmüş ve onu sahiplenen bir akrabası olmaması nedeniyle, sokaklarda yaşayan, kimsesiz, sıradan bir çocuk. 16 yaşına geldiğinde, bir gün; onu arayan birileri olduğunu fark ediyor ve hayatı bir anda değişiyor: Yıllardır görmediği dayısı Randolp ona gerçekte kim olduğunu anlatıyor,  peşine ateş diyarının lordu düşüyor,9 diyarın en güçlü kılıcına sahip oluyor -kılıçta ayrı bir olay- ve daha sonra öldürülüyor. Evet tam olarak öldürülüyor! Hayır tabii kı hikaye burada
bitmiyor. Aksine tam olarak burada başlıyor çünkü onurlu bir şekilde öldüğünü düşünen bir Valkyrie (kahraman olarak ölenleri Odin'in diyarına taşımakla görevliler) onu Valhalla(Odin'in hizmetinde ki askerlerin cenneti)'ya götürüyor. Burada bambaşka bir düzen karşılıyor Magnus'u: Sınırsız yiyecekler, her şeye sahip olduğu lüks bir oda, bir kaç arkadaş, her gün tekrarlanan ölüm antremanları (burada ölmek diye bir şey yok!) Ancak Magnus'un resmi olarak kabul edileceği günde -kader tanrıçaları sanırım, emin değilim- Valhalla'da beliriyor ve Magnus'un yanlışlıkla seçildiğini, yanlışlıkla öldüğünü, kaderinde Valhalla'nın olmadığını ve Magnus engel olmazsa 9 gün içinde Ragnorak'ın gerçekleşeceğini haber veriyorlar. Bu yüzden Yaz Kılıcını bulmak ve Tüm diyarların(9 diyar var) kıyameti olan Ragnorak'ın gelmesini engellemek amacıyla kahramanımız Valhalla'dan kaçıp dünyada ölürken kaybettiği Yaz Kılıcı'nın peşine düşüyor.

Çok fazla spoiler vermemek amacıyla ve devam edersem sabaha kadar anlatmam gerekeceği için konusunu burada kesmek istiyorum. Ama genel olarak bir yorum yapacak olursam başlarda İskandinav mitolojisine alışkın olmadığımız için yadırgıyoruz, ancak karakterler, diyaloglar, hikayeler o kadar muhteşem kurgulanmış ki bir süre sonra anlayamasakta! alışıyoruz ve hikaye akıyor resmen. Percy Jackson'da olduğu gibi yine eğlenceli bir atmosfer yaratmış yazarımız. Şu kadarını söyleyebilirim ki kahkahalarınıza engel olamayacağınız bölümler var :)

*Bu arada okurken zorlanmamak için kitabın sonuna bir terimler sözlüğü koyulmuş. Haberiniz olsuun :) Görüşmek üzere!



Dünya ağacı ve üzerinde bulunan dokuz dünya

Eğlenceli bir kaç diyalog
"Magnus haklı," dedi Sam. 
"Thor'la reklam anlaşması konusunda değil tabii de -sen gerçekten yeteneklisin Blitzen. Freya ya da diğer cüceler bunu göremiyorsa o onların sorunu. Sen olmadan buralara kadar gelemezdik"
"Yani seni Valkyrie ekibinden kovulmazdın, Magnus ölmezdi, tanrıların yarısını öfkelendirmezdik, ateş devleri ve Valhalla savaşçıları bizi öldürmek üzere peşimize düşmezdi ve şu an horlayan bir tanrının yanında Jotunheim'ın yaban ellerinde oturuyor olmazdık mı demek istiyorsun?" "Aynen öyle" dedi Sam. "Hayat çok güzel."


"Pekala millet," dedim "Deve doğru koşacağız şimdi." Hearth'in ifadesini anlamak için işaret diline gerek yoktu. Delirdin mi sen? Kuğu da benzer şekilde bana baktı.
"Beni takip edin siz." dedim "Eğlenceli olacak."
"Lütfen," diye yalvardı Sam. "Lütfen mezar taşıma bu son sözleri yazmayın."


"Efendi Th- şey yani Thor," dedi Sam. "Bizimle gelmez misin? Bu önemli bir savaş olacak -ateş lordu Surt, Fenris falan. Mutlaka ilginizi çeker bence." Thor'un sağ gözü seğirdi. "Güzel bir teklif. Gerçekten. Çok isterdim ama önemli başka bir işim var-"
"Taht Oyunları," diye önemli işi açıkladı Marvin.
"Kapa çeneni!" Thor asayı kafamızın üstüne kaldırdı.
Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

0 yorum:

Yorum Gönder