Antoine De Saint Exupery - Küçük Prens




Rapunzelin Kulesinden, Le Petit Prince


  Herkese merhabalaarr. Uzun zamandır yine blogumla ilgilenemiyorum. Yaz, sıcaklar, sınav stresi, tercihler vs. derken kitap bile okuyamadım doğru düzgün. Birde aylık okuma listeleri falan yapıyordum. Nerdeee. Temmuz ayında okuyabildiğim kitapların sayısı 2 yi geçmez herhalde :| Maalesef. Yaşayanlar beni çok iyi anlayacaktır ki sınav sonraları çok daha stresli oluyor. Koca bir yıl bazen gece gündüz demeden çalışıyorsun çabalıyorsun ve her şey bir kaç saat içinde sona eriyor. Eriyor ermesine de stres bitiyor mu? Aksine, daha çok başlıyor. Söz konusu olan geleceğimiz çünkü. Doğru mesleği seçmek, iyi bir üniversite de (mümkünse yaşadığımız yere yakın bir yerde) okumaya çalışmak. Tercih sonrası ya açıkta kalırsam da emeklerim boşa giderse endişeleri falan derken hiç bir şeye odaklanamıyor insan. Bu arada neyse ki bu yorucu maratonun sonu güzel bitti benim için. Sözel öğrencisi olarak çok fazla seçeneğim yoktu ancak gerçekten sevdiğim bir bölümü kazandım. Karadeniz Teknik Üniversitesi - Türk Dili ve Edebiyatı okuyacağım :) Tek korktuğum yönü uzaklık. Ayvalık'ta yaşıyorum ve çok kısa bir süre sonra ailemden, arkadaşlarımdan çok uzakta (neredeyse Türkiye'nin bir ucu!) yepyeni bir hayata başlamış olacağım. Heyecanlı ama aynı zamanda da korkutucu bir durum bu benim için. Ama inanıyorum ve mutluyum :)

Rapunzelin kulesindenNeyse daha fazla sınav falan deyip kafanızı şişirmek istemiyorum. Küçük Prens'te bahane bir nevi. Hem bloguma, kitaplarıma bir geri dönüş olsun, hem de sevincimi sizinle paylaşmak amacıyla de yazdım bu yazıyı. Ayrıca bu konularda tavsiyeleriniz olursa seve seve dinlerim. Şimdiii biraz da Küçük Prens'ten bahsedelim.

Bir çoğumuzun başucu kitapları arasındadır herhalde Küçük Prens. En azından benim öyle artık. Bir kaç yıl önce okumuştum ancak hep istiyordum elimde kitabı da olsun, canım çektiğinde şöyle oturup doya doya karıştırayım ama başka kitaplardan ona sıra gelmiyordu ne yazık ki. Geçen gün bir markette öylesine kitaplara bakınırken gördüm Küçük Prens'i, bir de tek kalmış öylee boynu bükük bir köşede. Nasıl güzel gözüküyordu hem de kokulu kokulu. Tamam dedim seninde kitaplığıma katılma sıran gelmiş demek ki :) Anlatılacak çok fazla bir şey yok aslında. Büyük, küçük herkesin defalarca okuması gereken bir kitap kesinlikle. Kaç yaşında olursanız olun mutlaka sizi de yakalayacaktır bir yerden. Nasıl da güzel dersler veriyor farkında olabilene. Bu arada kitabı okumuş olmama rağmen yazarıyla ilgili hiç bir şey bilmiyordum ve yeni öğrendim ki Antoine bir pilotmuş ve 1944 yılında bir keşif uçuşu sırasında kaybolmuş! O kadar etkiledi ki bu durum beni. Neden bilmiyorum, daha bir farklı gözle bakmaya başladım Küçük Prens'e. Hala okumamış olanınız varsa çocuk kitabı görüntüsü sizi aldatmasın sakın. Unutmadan hemen alın ve okuyun.

Le petit prince

ALINTILAR

"Sadece evcilleştirdiğiniz kişiyi anlayabilirsiniz. İnsanların hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Herşeyi dükkandan satın alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni."

"Kendini yargılamak başkalarını yargılamaktan çok daha güçtür."

"Ama kendini beğenmiş adam onu duymamıştı bile. Kendini beğenmiş kişiler övgüden başka bir şeye kulak vermezler"

"Bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur ve geceleri gökyüzüne bakarsın. Her şeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana. Belki böylesi daha iyi. Yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. Böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."

"Ve üzüntün hafiflediğinde (zaman bütün acıları hafifletir) beni tanımış olmak hep seni mutlu edecek, dostum olarak kalacaksın. Benimle gülmek isteyeceksin. Bunun için de arada bir pencereni açacaksın... Dostların gökyüzüne bakıp bakıp güldüğünü görünce çok şaşıracaklar! Onlara 'yıldızlar hep güldürür beni!' diyeceksin. Deli olduğunu düşünecekler. Sana nasıl bir oyun oynadığımı görüyorsun..."

En iyi yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.

'Peki insanlar nerde?' dedi küçük prens.' İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor. '
'İnsanların içinde de öyle hissedersin.' dedi yılan. 'Arada pek fark yoktur.'


Next PostSonraki Kayıt Previous PostÖnceki Kayıt Ana Sayfa

4 yorum:

  1. Çok güzel bir yorum olmuş ^_^ Birkaç yazınıza daha baktım samimisiniz. Benim de kitap yorumları yaptığım bir blogum var. Eğer bakmak isterseniz beklerim ^_^ http://snoopyninguncesi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiim. Blogunuzu inceledim ve takipteyim :)

      Sil
  2. Merhabalar, blogunuzu vikitaptan buldum, çok hoş bir tasarımı varmış. Kuş cıvıltıları yüzümü güldürdü. Takipteyim bana da beklerim :) http://birkitaphirsizi.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, sevindim öyleysee :) Hemen bakıyoruum.

      Sil